Connect with us

Haber

SegWit Nedir? 1 Ağustos’ta Ne Olacak?

Published

on

SegWit Nedir? 1 Ağustos’ta bizi neler bekliyor? 2008 yılında Satoshi Nakamoto’nun tasarladığı ‘kripto para’ kavramı, küresel finans çevrelerinde eşine az rastlanır türden bir çığır açtı. Tarihinde 9. yılına girdiğimiz, bitcoin’le başlayıp altcoin’lerle güçlenen kripto para piyasasındaki gelişmelere her gün bir yenisi ekleniyor, eklenmeye devam edecek.

Bu 9 yıllık süreçte kripto camiası olarak hepimiz, bu yeni kavramla birlikte günlük hayatımızda, alışkanlıklarımızda dahi irili ufaklı birçok değişim tecrübe ettik. Çığ gibi büyüyen ve ardı arkası kesilmeyen gelişmeler de blockchain’in deneylerinden biri olan kripto para kavramının olgunlaşıp büyümesine katkıda bulundu.

Bitcoin de piyasada öncü kripto para olarak bugüne kadar hakkında en çok şey duyduğumuz, okuduğumuz, yazdığımız blockchain projesi oldu. Satoshi Nakamoto’nun dünyaya armağanı bitcoin, 9 yıllık tarihinde belki de en hareketli zamanlarını yaşıyor.

2017 yılı içerisinde hem 3000 dolar eşiğini geçerek tüm zamanlar rekorunu kıran, hem de ethereum başta olmak üzere altcoin’lerin yükselmesiyle kripto para camiasında koltuğu sallanan bitcoin’i 1 Ağustos’ta çok önemli bir sınav bekliyor: SegWit (Segregated Witness). Yani, Ayrılmış Tanık. Peki SegWit Nedir, Fork Nedir bunlara bir açıklık kazandıralım.

 

Fork (çatallanma) kavramı

Kripto para piyasası fork kavramıyla ilk kez geçtiğimiz sene ethereum sayesinde tanıştı. Hacker’ların DAO’dan para sızdırmasının ardından tüm piyasa karıştı ve ethereum’un değerinde ciddi düşüşler yaşandı. Yapılan yoğun fikir alışverişleri sonucu ethereum yönetimi hard fork’a gidip ethereum blockchain’ini ikiye ayırma kararı aldı. Bunun sonucunda birbirinden bağımsız iki kripto para doğdu: Ethereum (ETH) ve Ethereum Classic (ETC). Ethereum yönetimi esas parası olarak ETH’yi belirledi ve ETC, ETH ile organik bağı olmayan bir kripto para olarak yoluna devam etti. Süregelen süreçte ethereum (ETH) blockchain’i çeşitli protokol özelliklerinin sağladığı avantajlar sayesinde gittikçe büyüyerek bitcoin’e karşı en iddialı para birimi haline geldi.

Satoshi Nakamoto her ne kadar ezber bozan ve geleneksel finans sistemine meydan okuyan bir kavram ürettiyse de bitcoin blockchain’inin yapısında mevcut sorunlar zamanla gün yüzüne çıktı. Öyle ki, bitcoin’de hard fork (sert çatallanma) ve soft fork (yumuşak çatallanma) tartışmalarının başlangıcı 2015 yılına tekabül ediyor.

Peki SegWit nedir, Fork nedir? ve bitcoin’in neden fork’a gitmeye ihtiyacı var?
Her şeyden önce bu sorulara açıklık getirelim..

Bitcoin’de yapılan her işlem bloklara işlenir ve bu bloklar birbiri ardına eklenerek bitcoin blockchain’ini (blok zinciri) oluşturur. Yapılan her işlem göndericinin imzasını ve kişisel anahtar bilgisini beraberinde taşır. İşlemlerin işlendiği blokların boyutu 1MB olarak belirlenmiştir. Bir blok 1 MB’a ulaşınca takip eden işlemler diğer bloka işlenir. Şu ana kadar yapılan tüm işlemlerin yani blockchain’in boyutu ise an itibariyle 120 GB’ı geçmiş durumdadır.

Başlarda piyasada bulunan kişi sayısı oldukça az olsa da kripto para camiası günümüzde milyonlarca kişiden oluşmaktadır. Büyüyen sektör, sorunları da beraberinde getirmiştir. Kişi ve işlem sayısının azlığından ötürü başlarda kullanıcı işlemleri madenciler tarafından hızlı ve oldukça düşük masraflı bir şekilde işlenmekteydi. Ancak artan işlem hacimleri ve kullanıcı aktivitesiyle birlikte madencilerin işi giderek zorlaştı, işlemlerin onay alma süresi ve işlem için ödenen ücretler arttı. Saniyede 4 ila 7 arasında işlemin yapılabildiği bitcoin blockchain’inde eskiden dakikalar içinde onay alan kullanıcılar, ağ sıkışıklığından ötürü artık günlerce onay beklemek durumunda kalabiliyor. Eskiden işlemler için ödenen birkaç centlik cüzi miktarlar artarak dolar cinsinden ifade edilmeye başladı. Bu sebeplerden ötürü eski işlevselliğini kaybeden bitcoin ağında kullanıcılar işlemlerini çabuk onaylatabilmek için daha yüksek ücretler ödemeye başladı. Buna bağlı olarak eskiden bitcoin ağının gurur kaynağı mikro ödemelerin işlenmesinde daha uzun gecikmeler tecrübe edilmeye başladı.

 

Hard fork vs. soft fork

Bu soruna bir çözüm arayan bitcoin camiasında öne çıkan iki çözüm teklifi oldu: soft fork (SegWit) ve hard fork (Bitcoin Unlimited – Bitcoin Sınırsız).

Bitcoin Unlimited ile 1 MB olan blok boyutu protokolünün değişmesi ve bu sınırın kaldırılması öneriliyordu. BU daha çok Çinli maden şirketleri ve eski bitcoin guruları (Mike Hearn, Roger Ver vb.) tarafından destekleniyordu.

Bitcoin Core geliştirici ekibinin teklifi ise SegWit oldu. SegWit ilk başta blockchain’de zaman zaman meydana gelen çifte harcama, iki kez gönderilen bitcoin ve çakışan veya onaylanmayan işlemler gibi sorunları (malleability/değiştirilebilirlik) çözmek için geliştirilmişti.

SegWit teklifi temel olarak işlem bilgisi içinde bulunan kullanıcı imzasının (tanık) blockchain’den ayrılmasını kapsıyordu. Bunun işlemin boyutunu yüze 60 oranında düşüreceği ve en nihayetinde bloklardaki sıkışmaya, halihazırda yaşanan sorunların birçoğuna çözüm olabileceği düşünülüyordu. Gönderici imzalarının işlenmesi için chain dışı yöntemler, uzatılmış bloklar veya sidechain denilen yardımcı chain’lere başvurulması tasarlandı. SegWit’in sistemde meydana gelen malleability sorunlarını çözüm getirmesi de bir başka avantajı.

 

Eksikler, eleştiriler, atışmalar, dedikodular

Bitcoin Unlimited’a yönelik en büyük eleştiri hard fork’un iki ayrı para birimi doğuracağı şeklinde oldu. Bitcoin’in ethereum gibi bir duruma düşmesinin marka değerini ve piyasa imajını telafi edilemeyecek kadar kötü bir şekilde etkileyebileceği savunuldu. Öte yandan artan blok boyutu seneler sonra blockchain’in boyutunu fahiş değerlere çıkarabilir. Bir madencinin işini yapabilmesi için halihazırda 120 GB’ı aşan blockchain’in tamamını indirmesi gerekiyor. Artan blok boyutunun GB’lardan perabyte’lara ulaşacağı ve böyle bir depolama alanını yalnızca çok büyük şirketlerin sağlayabileceği düşüncesi SegWit kanadı tarafından sürekli dile getirildi. Bu durumun halihazırda büyük şirketlerin elinde olan ve bitcoin’in doğasına oldukça ters olan madencilik piyasasındaki “merkezilik”, tekellik durumunu daha da artıracağı; bunun da bitcoin’in geleceği için oldukça tehlikeli olabileceği savunuluyor.

BU kanadı ise SegWit’i chain dışı yöntemleri devreye sokmak istemeleri yüzünden eleştiriyor. Bu yöntemlerden şu ana dek en bilineni Lightning Network. SegWit bundan önce Litecoin ağında test amaçlı denendi. Bu süreçte hızlı işleme yapabilmek için imzalar Lightning Network’ten yararlanılarak chain dışına taşındı. BU savunucuları bir başka deyişle Bitcoin Core ekibinin bazı üyelerinin Blockstream şirketinde görev yaptığını vurgulayarak ekibin chain dışı bir yönteme başvurma suretiyle kendilerine kazanç sağlamak istediği eleştirisini getiriyor. Öte yandan kullanıcı imzalarının blokchain dışına taşınmasıyla bir nevi üçüncü partilere gerek duyulacağı, bunun bankacılık sistemiyle aynı mantıkta olduğu ve bitcoin’in “merkezsizlik” ilkesine gölge düşüreceği görüşü sık sık dile getiriliyor.

Piyasada madenciler, borsalar, geliştiriciler ve kullanıcılar arasında yapılan fikir teatisi sonucu geçtiğimiz aylarda şu karara varıldı: SegWit’e gidilmesi için node desteğinin yüzde 80’i gerekiyordu. Bu desteğe çok geçmeden ulaşıldı ve bitcoin’in önde gelen isimlerinin Mayıs’ ayında New York’taki toplantısında SegWit2x kabul edilerek şu kararlara varıldı:

– Yüzde 80 destek eşiğinde SegWit’in aktive edilmesi
– 6 ay içinde 2 mb hard fork’a gidilmesi

Yani SegWit2x şeklinde isimlendirilen çözüm önerisi bir nevi user activated soft fork (kullanıcı aktivasyonlu soft fork) ile hard fork’u aynı potada eritiyor. Eğer yüzde 95 node desteğine ulaşılsaydı yalnızca SegWit aktive edilecek, 3 ay sonra 2 mb’lık hard fork’a gidilmeyecekti.

 

Bundan sonra bizi ne bekliyor?

1 Ağustos tarihi için hazırlanan web sitesi 1august.org kullanıcıları ne yapmaları gerektiği konusunda yönlendiriyor. 1 Ağustos’tan sonra kullanıcı anahtarları, işlem yapılan platformun inisiyatifinde olacak. Örneğin kripto para borsalarında hesabı olan yatırımcılar, üyesi oldukları borsa hangi fork’u destekleme kararı alırsa alsın borsanın kararına riayet etmek zorunda kalacak. Daha açık bir ifadeyle cüzdanının tam kontrolünü elinde bulunduramayacak. Kullanıcıların cüzdanlarının tam kontrolünü yapabilmesi için hesaplarını 1 Ağustos’tan önce borsalardan taşımaları gerekiyor. Bunun için 1august.org üç farklı yöntem öneriyor: Cüzdan uygulamaları, kâğıt cüzdanlar ve elektronik cüzdanlar. Kâğıt cüzdanların kullanım zorluğu, trezor gibi elektronik cüzdanlara duyulan yoğun talep sebebiyle Mycelium ve Electrum gibi cüzdan uygulamalarına bitcoin’lerinizi taşımak en uygun yol olarak görülüyor.

Kullanıcıların çoğunluğu 1 Ağustos’tan sonra UASF sinyali gönderip BIP148’i benimserse chain bölünmesi yani hard fork gerçekleşmeyecek. UASF desteğinin gelmemesi halinde madencilik şirketleri user activated hard fork’u aktive edebilir. Bu, bitcoin blockchain’inin ikiye bölünmesi ve iki ayrı bitcoin oluşması demek.

1 Ağustos’a bir aydan az bir süre kalmışken piyasadaki belirsizlikler biraz olsun giderilmişe benziyor. Ancak yine de her kullanıcının kendi bacağından asılması ve kendi önlemini kendi başına alması gerekiyor.

 

Yararlanılan kaynaklar:

https://1august.org/
https://cointelegraph.com/explained/segwit-explained
https://cointelegraph.com/explained/bitcoin-scaling-problem-explained
https://bitcoincore.org/en/2016/01/26/segwit-benefits/
https://lists.linuxfoundation.org/pipermail/bitcoin-dev/2017-March/013921.html
https://medium.com/@DCGco/bitcoin-scaling-agreement-at-consensus-2017-133521fe9a77
https://en.bitcoin.it/wiki/Transaction_Malleability
https://medium.com/@octskyward/on-block-sizes-e047bc9f830
kaynak: cointurk

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Analiz

Bitcoin Fiyatı 8000 Dolar’a mı Hazırlanıyor?

Published

on

Bitcoin

Kasım ayının son gününde, kripto para piyasası piyasası nispeten nötr bir durumda. İlk 10 kriptonun oranları % 2’den fazla artmadı veya azalmadı. Bitcoin (BTC) fiyatı dünden bu yana neredeyse % 2 arttı ve şu anda en büyük kazancı elde eden kripto oldu.

BTC / USD: 8,000 Dolar Seviyesine Dikkat Edin

Bitcoin, Kasım ayında altı ayın en düşük seviyesini kaydetti. Dünyanın en büyük dijital varlığı aşırı bir düşüş yaşadı. Ancak, iyileşme belirtileri 22 ve 25 Kasım düşüşlerinden sonra ortaya çıktı.

4 saatlik grafiğe bakıldığında, boğaların yerini kaybettiği ve ayıların tekrar girişimi ele geçirmeden önceki son fiyat. Bu 8,000 $ işareti olabilir. Yaklaşan satış hakimiyeti, göreceli güç endeksinin (RSI) aşırı alım bölgesine yaklaşmakta olduğu gerçeğiyle doğrulanıyor.

Büyük zaman dilimine bakıldığında, alıcıların işlem hacmi endeksine bağlı olarak azalan ilgisini görmekteyiz. Bitcoin, ayılar tarafından yapılan sürekli baskıyı gösteren aşağı yönlü kanaldan henüz çıkmadı.

Continue Reading

Haber

Bitcoin Fiyatının Tekrar 20 Bin Dolara Dönmesini Engelleyen 3 Şey

Published

on

bitcoin

Bitcoin kripto piyasasında ani yükselişleri ve sert düşüşleriyle tanınıyor ancak son birkaç aydır çok fazla artış göstermedi. Bitcoin, Aralık 2017’de 20.000 $’ı aştığından beri insanlar boğa piyasasının geri dönmesini bekliyorlar ama bitcoin fiyatını düşüren birkaç şey var. İşte Bitcoin’in yakın zamanda yeniden zirvelere ulaşamamasının birkaç sebebi…

Bitcoin’in İlginç Durumu

Bitcoin yaratılmasından bu yana dramatik fiyat dalgalanmalarıyla bilinir. On katlık bir artış ve ardından % 90’lık bir düşüş Bitcoin için olası bir durumdur.

Bitcoin’in müthiş yükselişi 2017’nin sonunda gerçekleşti ve yaklaşık 20 bin doları görmüştü. O günden sonra, fiyat günden güne düşmeye başladı. Ortalık durulduktan sonra Bitcoin 4.000 $’ın altına düştü. Dibi gördükten sonra ise yavaşça yukarılara tırmanmaya başladı. 2019’un genelinde 7.000 ile 11.000 $ arasında gidip geldi . Bitcoin’e yatırım yapan pek çok insan yakın zamanda yeniden zirveye ulaşmasını bekliyor. Fakat topluluğun büyük bir kısmı oldukça şüpheli.

1. Kurumsal Yatırımcılar Kripto Paraları Tam Olarak Benimseyemedi

Kripto para piyasasına giren kurumsal yatırımcılar yıllarca çok konuşuldu. Bitcoin’in herhangi bir merkezi olmaması ve güvenilirliği her türden yatırımcı için harika bir yatırım aracı olmasını sağlıyor. Ancak kurumlar Bitcoin’e yatırım yapma konusunda tereddüt ediyorlardı. Kurumların yatırımcılara Bitcoin vadeli işlem sözleşmeleri gibi fırsatlar sunması ve farklı kripto para birimlerinin ortaya çıkması gibi bu alanda birkaç adım atılmıştır. Birçok insan Birçok insan Bakkt platformunun gerçekleştireceği lansmanın yatırımcıları cezbedeceğini umut ediyordu ama o beklenen etki gerçekleşmedi.

Kurumların yatırım konusunda endişelerinin devam etmesinin iki büyük sebebi var. Birincisi, Bitcoin’e yatırım yapma konusundaki belirsizlik. Bitcoin neredeyse on yıldan beri kripto pazarındayken, yatırımcılar hem Bitcoin’e hem de diğer kripto para birimlerine yatırım yapma konusunda denemeler yapıyor. Bu şu anlama geliyor, yatırımcılar kripto para birimlerine tam olarak güvenmiyor. Bu sebeple Bitcoin’in kaderinin ne olacağını kimse bilmiyor. Ya Bitcoin MySpace’in yolundan gidebilir ve başka bir kripto para biriminin piyasayı domine etmesinin önünü açabilir ya da kripto para piyasası tamamen bitebilir ve bu da başarısız bir deneme olarak sonuçlanabilir.

Birçok kurumun maruz kaldığı bir diğer problem bitcoin yatırımlarının korunma riski ve muhafaza edilememesidir. Birçok yerel para birimleri devlet veya banka gibi diğer büyük kuruluşlar tarafından sigortalanır veya desteklenir. Bu firmalar, birikimlerin ve sermayelerin çalınma veya ele geçirilme ihtimallerinin düşük olduğundan emin olabilirler ancak kripto para birimleri ile bu çok farklı. Çünkü yerel para birimleri somut ve korunması daha kolayken, kripto para birimleri dijitaldir ve günümüzde hacklenme ihtimalleri -en azından yerel para birimlerine göre- yüksektir.

Makul miktarda bitcoin yatırımı yapan ortalama bir kullanıcı için, paralarını güvende tutmak için birkaç yedekleme ve basit bir dijital cüzdan yeterli. Ayrıca kripto para sektöründe milyonlarca dolar yatırım yapan büyük kurumlar ise fonlarının güvenli olduğundan emin olmak için daha büyük güvenlik önlemlerine ihtiyaç duymaktadır.

Coinbase ve diğer büyük kripto para borsaları bu problem için göze çarpan çözümler sunmaya başladı. Bu çözümler ile Coinbase haftalık milyonlarca dolarlık müşteri fonu kazanmaya başladı ama muhafaza sorunu, kurumsal yatırımcılar için hala bir sorun olmaya devam etmekte.

2- Teknolojik Sıkıntılar

Bitcoin, ağı ölçeklendirmek için neredeyse tüm katman iki teknolojilerine olan inancını ortaya koydu. Lightning ağı ve Blockstream’in Liquid ağı gibi iki teknoloji, işlemleri ana blockhain baskısından alıp zincir dışına çıkmasını sağlıyor. Bu 2 teknoloji kendi sorunlarıyla baş etmeye çalışıyorlar ve 18 ay boyunca zar zor yakalandılar.

Lightning ağı, hangi ölçüme bakarsak bakalım, altı ay boyunca kesinlikle durgunlaştı. Düğümlerin sayısı Nisan ayından bu yana zar zor artmaktadır ve şu anda altı bin düğümün biraz altındadır.

Toplam kanal sayısı, ağın toplam kapasitesi ve ortalama kanal kapasitesinin tümü Nisan ayından bu yana azalmaktadır. Yeni bir 1000 BTC kapasitesine ulaştıktan sonra, ağın kapasitesi düştü ve bugün bulunduğu 818 BTC’ye kadar düşmeye devam etti.

Yeterli bir ölçekleme çözümü olmadan, birçok yatırımcının Bitcoin’in gelecekteki finansal kapasitesini ve Visa gibi büyük ağalara sahip dijital bankacılık sistemleriyle rekabet edip edemeyeceği konusunda endişelenmeleri muhtemeldir.

3- Bitcoin’in Piyasa Duyarlılığı

Bitcoin’in günümüzde karşılaştığı tüm sorunların ötesinde, piyasa duyarlılığı sorunu da var. Bitcoin’i tekrar 10.000 $’lara geri döndürecek aldatmacalar yok gibi görünüyor.

Bitcoin fiyatlarının bu yılın Haziran ayında 13.800 $ ‘ı görmesiyle piyasa yorumcuları “kripto kışın”resmen bittiğine dair takipçilere umut verdiler. Bitcoin’in 13.800 $’lık zirve yolculuğundan bu yana, piyasada tekrar ayağa kalkacak momentumu ayılar nedeniyle aşağı yönlü bir spirale geri döndü.

Bitcoin başlangıçta 20 bin dolara ulaştığında, kripto para birimlerini çevreleyen aldatıcı grafiklerin dışında kaldı. 20 bin dolara çıktığı fark edildiğinde bu teknoloji hakkında bilgisi olmayan birçok yatırımcı Bitcoin’e yatırım yapmak için acele ettiler. Bitcoin’in bu zirve yolculuğu birçok haber kanalında konuşuldu, sayısız manşetler atıldı ve borsalara günde milyonlarca yeni yatırımcı kayıt oldu.

Ancak şimdi saman alevi söndü ve o aceleci yatırımcılar bugünün kripto pazarında değiller. Çünkü o büyük artış artık yok. Dijital para birimlerine yeni bir yatırım dalgası getirebilecek bir sonraki şeyi bekleyip göreceğiz.

Continue Reading

Haber

BlockShow Asia 2019’dan Önemli Satırbaşları

Published

on

block show

BlockShow Asia 2019 etkinliğini takip edemediyseniz üzülmeyin. 14-15 Kasım tarihlerinde Singapur’da düzenlenen BlockShow Asia 2019’un öne çıkan başlıklarını sizler için sıraladık.

CZ olarak da bilinen Binance CEO’su Changpeng Zhao ve Hyperledger Asya Pasifik Başkan Yardımcısı Julian Gordon gibi kripto para ekosisteminin önemli figürlerinin yer aldığı BlockShow etkinliğinde neler olmuş, gelin hep birlikte detaylıca bakalım.

CZ: Çin’in Dijital Para Birimi Blockchain Kullanacak

Zhao, Çin Merkez Bankasının resmi dijital para birimi konusundaki görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Sistemin, ülkenin resmi para birimi olan yuanın blockchain tabanlı bir versiyonu olacağını ve paranın değerinin artmasına yardımcı olacağını söyledi:

“Çin hükümeti, RMB’nin (dijital yuan) etkisini küresel anlamda artırmak istiyor. RMB’nin ABD doları ile rekabet etmesini istiyorlar. Bunu başarmak için, para biriminin daha özgür olmasını sağlamaları gerekiyor.”

Açık kaynaklı blockchain geliştirme projesi Hyperledger’ın Asya Pasifik bölgesi başkan yardımcısı Julian Gordon, Çin hükümetinin blockchain’e duyarlı yaklaşımının kendisini nasıl etkilediğini özetledi. Gordon şunları söyledi:

“Çin Devlet Başkanı Xi Jinpin, açıklamayı 10 gün önce yaptı. Biliyorum, çünkü telefonum hiç susmuyor. WeChat hesabımdaki konuşmalar, o zamandan beri bitmek bilmedi.”

Blockchain’in Geleceği Hakkında Öngörüler

Etkinlikte yer alan uzmanlar, Bitcoin’in sadece bir kripto para, blockchain’in ise yeni bağlantıların kurulmasında standart oluşturacak potansiyele sahip bir teknoloji olduğu konusunda hemfikirdiler. Konuşmacılar ayrıca, blockchain teknolojisinin hükümetler tarafından nasıl kullanıldığını ortaya koyan, “Merkezi Olmayan Ekosistemde İş birliği: Neden Devlet ve Şirketlerin İhtiyacı Var” başlıklı bir panel düzenlediler.

Katılımcılar, Bitcoin bir kenara bırakılsa bile, blockchain’in güven ihtiyacına gerek kalmadan ve merkezi olmayan biçimde ekosistemin bağlantı kurmasına olanak tanıdığını vurguladılar. ConsenSys Singapore Genel Müdürü Vinay Mohan şunları söyledi:

“Burada, yeni bir yönetim biçimi sağlayan, farklı ekosistemleri birbirine bağlayan ara teknolojiden bahsediyoruz.”

Blockchain’in ölçeklenebilirliğine odaklanan panelde konuşmacılar, şirketlerin ölçeklenebilirlik ve merkezin bulunmaması seçenekleri arasında kaldıklarını ifade ettiler. Litecoin Foundation Kurucusu Xinxi Wang, “Litecoin’de daima, merkezin bulunmaması ve güvenlik özelliklerini ölçeklenebilirliğin üstünde tutuyoruz. Ne yazık ki hepsini aynı anda yapamayız, ancak bir orta yol bulmaya çalışıyoruz” dedi.

Akıllı sözleşme sistemlerini destekleyen blockchain platformu NEO’nun kurucusu Da Hongfei, etkinlik sırasında merkezi olmayan ağların mevcut durumu hakkında görüşlerini paylaştı. NEO’nun kurucusu tekelleşme, merkezileşmeyle oluşan istismar ve merkezi yönetimden kaynaklanan başarısızlık gibi sorunların varlığını vurgulayarak, çözüm olarak merkezi olmayan sistemleri önerdi: “Bu standartlar şeffaf ve merkezsiz olmalı. Veri sahipliği, kullanıcılara iade edilmeli.”

Bu arada ilginç bir not, CZ ile Da Hongfei, 2014 yılında Şangay’da düzenlenen bir panelde tanışmışlardı. BlockShow Asia 2019 etkinliği kapsamında, beş yıl sonra ilk kez bir araya gelerek sahneyi paylaştılar.

Monetary Authority of Singapore FinTech Şefi Sopnendu Mohanty, temiz finansın geliştirilmesinin önemine vurgu yaparak, ekonomi için blockchain’in ne kadar kıymetli olduğundan bahsetti.

Mohanty, “temiz varlık” olarak adlandırdığı değerlerin izlenmesi, ölçülmesi ve finanse edilmesi için blockchain’in gerekli olduğunu vurguladı.

Bitcoin Ve Altcoin Hakkındaki Tahminler

Altcoin’ler hakkında konuşan VeChain kurucusu Sunny Lu, token değerlerinin genellikle keyfi olduğunu belirtti. Lu, “Bir token’in değeri, ekosisteme getireceği yeniliklerle değil, yüzde 99 oranda spekülasyonla oluşuyor. Bu durum, birçok girişimin token üretmek ve satmak’ için çok fazla zaman harcamasına neden oluyor. Dolayısıyla başlangıç aşamasında odaklandıkları yeni nesil çözümleri geliştiremez hale geliyorlar” dedi.

Distributed Lab CEO’su, kurucu ortağı ve “Blockchain ve Merkezi Olmayan Sistemler” yazarı Dr. Pavel Kravchenko, Bitcoin’in kurumlar tarafından benimsenmesinin BTC fiyatlarının düşmesine neden olabileceği görüşünü paylaştı. Kravchenko “Bitcoin, dünyanın ilk sansüre dayanıklı para birimi. Kurumsal uyum sağlayabileceğine inanmıyorum. Bu gerçekleşirse, Bitcoin artık sansüre dayanıklı olmayacaktır. Bu özelliğini kaybetmesi durumunda da değeri düşecektir” dedi.

Kripto para ekosisteminin önemli isimleri, “Kripto Varlıkların Önünü Açmak – Kurumları Sektöre Girmeye Teşvik Etmek” adlı panelde bir araya gelerek, FinTech’lerin ana akım finansal kuruluşlarıyla nasıl etkileşim haline geçebilecekleri konusunda fikirlerini paylaştılar.

Cumberland Asya İş Geliştirme Müdürü Justin Chow, girişimlerin eninde sonunda kurumsal oyuncularla iş birliği içine girmelerinin gerekli olduğuna inandığını söyledi ve ekledi: “Kurumsal yatırımcıların kripto ekosisteminden talep ettiği ilk üç unsur: gözetim, likidite ve yönetmeliklere uyum.”

Kripto ekosistemi çoğunlukla düzenlemelere karşı ılımlı yaklaşırken, Quoine kurucu ortağı Mike Kayamori şunları söyledi:

“Kripto ekosistemi evrimleşiyor ve hükümetler hala anlayamadıkları kripto paraları düzenlemeye çalışamıyorlar bile. Hala kripto düzenlemelerinden yanayım, ancak bu işlemin çok dikkatli yapılması gerekiyor.”

Blockstream CSO’su Samson Mow, 15 Kasım tarihinde düzenlenen “Stablecoin’ler gelişme gösteriyor mu? Şu an kullanabilir miyim?)” isimli panelde yaptığı açıklamada, Tether’in (USDT) yatırımcılar tarafından tercih edildiğini, ancak perakende alanındaki kullanım senaryolarına ikna olmadıklarını söyledi.

Tether’in ilk hamle avantajının rakipleri karşısında büyük avantaj sağlamasına rağmen, hükümetlerin geliştirecekleri ulusal kripto para birimlerinin, stablecoin’lerin pabuçlarını dama atacaklarını belirtti. Mow, “Stablecoin’ler, Bitcoinleşme yolunda atılan bir adımdır ve geçicidirler. Onlara asıl tehdit oluşturan şey ise, ulusal kripto para birimleri. Bu ulusal kripto paralar, ne kadar açık olacak? Stablecoin’lerin, ulusal kripto paralar ile birlikte var olmak için bir sebebi olmayacak” dedi.

Blockchain Ve Yapay Zeka

BlockShow’da ayrıca, SingularityNet CEO’su Ben Goertzel, “Merkezi Olmayan Yapay Zeka Ağlarında Devasa Ağ Etkilerini Canlandırmak” isimli bir sunum gerçekleştirdi. Goertzel, blockchain’in yapay zeka ile birleştirilmesi hakkında şöyle konuştu: “Tanımı gereği blockchain, şifreli verileri depolamak için kullanılan dağıtık, merkezi olmayan, değişmez bir kayıt defteridir. Öte yandan yapay zeka, toplanan verilerden analitikler üreten ve karar vermeyi mümkün kılacak bir motor veya ‘beyin’dir. Hem yapay zeka, hem de blockchain, birbirlerinden fayda sağlayabilecekleri ve birbirlerine yardım edebilecekleri durumdalar.”

Goertzel ayrıca SingularityNet ve PayPal arasında yeni bir ortaklığın da bilgisini paylaştı.

Etkinlik ayrıca, sekiz şirketin katılımı ile Crypto Busters adlı bir yarışmaya ev sahipliği yaptı. Yatırımcılardan oluşan kurul; Hacken, GamerHash, Chainstuck, Keyless, Beatdapp ve Holdex isimli altı girişime özel ilgi gösterdi.

BlockShow Asia 2019; aralarında NEO, Changelly, Bequant, Bluehelix, Crypto.com, Apay ve NGC Ventures gibi firmaların olduğu geniş bir kripto para şirket ağı ile desteklendi.

Continue Reading

Trendler